top of page

Yurt Dışında Kariyer: İlk 6 Ayda Yapmanız Gerekenler

  • Yazarın fotoğrafı: PINAR AKYOL TUNÇBİLEK
    PINAR AKYOL TUNÇBİLEK
  • 7 Tem
  • 5 dakikada okunur

Yurtdışına taşınmanın en zor kısmı pek çoğumuza kariyer hedefine uygun bir iş bularak çalışmaya başlamak gibi geliyor; sanki bu kısım çözülünce gerisi çok kolay ve konforlu olacakmış gibi algılıyoruz.

Ama aslında asıl zorluk o noktadan sonra başlıyor.

1980 yılında örgütsel psikolog William Bridges, "Transitions" adlı çalışmasında "değişim" ile "geçiş" arasındaki farkı tanımlar. Değişim dışsal ve anlıktır: iş buldun, taşındın ve artık yeni bir ülkedesin! Değişim tamamlandı. Ama geçiş içsel bir takım değişiklikleri, uyum süreçlerini de içerir ve çok daha uzun sürer. Bu ayrımı fark etmek ve kabul etmek, yurt dışındaki ilk 6 ayı anlamak için iyi bir başlangıç noktası olabilir.


İlk 6 ay neden zor hissettiriyor?


Dublin'e ilk taşındığımda işin zor kısmı bitmiş gibi görünüyordu. Meta'da global bir ekipte kariyer rotamı zenginleştirecek bir rolde çalışmaya başlamıştım. İngilizce ile ilgili daha önce İngiltere'de yüksek lisans yaparken de zorlanmamıştım, Meta ile mülakat sürecinde de. Dolayısıyla bu açıdan da her şeyin çok kolay olacağını düşünebilirsiniz; ama öyle olmadı.

İş yerinde iş İngilizcesi kullanmak, ana dili İngilizce olan kişilerle çalışmak, yepyeni bir çalışma kültürüne adapte olmak (hatta çok uluslu firmalarda farklı kültürlerden kişilerle çalışmaya uyum sağlayabilmek) bir yandan da bu kültürün içinde yeniden bir kimlik inşa etmek gerekiyor. Bunları yaparken bir yandan da işin dışında da bir yaşam kuracağınızı unutmamak lazım. Göç etmenin psikolojisi, yeni bir sosyal çevre oluşturma gerekliliği, geçmiş yaşama dair duyulan özlem de beraberinde geliyor.

Türkiye'deyken çalıştığınız son firmada ve hatta belki sektörde bir yeriniz var. İş yerindeki itibarınız, sektördeki ilişkileriniz, inşa edip bugüne taşıdığınız bir geçmişiniz var. Yurt dışına taşındığınızda uzmanlığınız ve deneyiminiz sizinle geliyor; ama nasıl bir çalışan ve nasıl bir insan olduğunuza dair inşa ettiğiniz imaj Türkiye'de kalıyor.

William Bridges buna "nötr bölge" diyor: eski kimliğiniz geride kaldı, yeni kimlik henüz tam olarak oturmadı. Bu ara dönem genellikle belirsizlikten doğan bir performans kaygısı ve özgüven kaybı ile geçebiliyor, her şey aslında iyi gidiyor olsa bile. Bunu bilmek önemli, çünkü birçok profesyonel bu dönemde "yurt dışına taşınarak yanlış bir şey mi yaptım" diye düşünebiliyor.


Başarılı olmak için ne yapmalı?


İlk 6 ay büyük kariyer sıçramalarına değil, sağlıklı bir zemin kurmaya odaklanılması gereken bir dönem. Bu çerçeveyle bakıldığında öncelikler netleşiyor.


Yeni iş yerinde kendinizi nasıl gösterirsiniz?


Yurt dışındaki ilk işe başladığınızda bilgi açığı genellikle sorun değil. Teknik yetkinliğiniz var, deneyiminiz var. Asıl zorluk farklı: o ortamda nasıl göründüğünüzü ve nasıl duyulduğunuzu yönetmek.


  • Erken dönemde sorumluluk alın, çok uzun bir süre ertelemeyin. Toplantılarda söz almak, küçük bir projeyi sahiplenmek ya da bir konuda inisiyatif kullanmak sizi görünür kılacaktır. Gözlemci kalmak ilk haftalar için mantıklı görünse de uzadıkça "pasif" izlenimi bırakabiliyor.

  • Güçlü yönlerinizi kısa sürede gösterin. Önceki iş yerinizde zamanla görünür olan yetenekleriniz vardı. Yeni ortamda bunları bilinçli olarak öne çıkarmak gerekiyor. "Zaten anlarlar" varsayımı burada çalışmıyor.

  • Sorularınızı açıkça paylaşın. Pek çok kültürde soru sormak zayıflık değil, ilgi ve düşünme kapasitesi işareti. Bu norm, birçok iş ortamında olumlu karşılanıyor.

  • Geri bildirim isteyin. İlk aylarda "nasıl gidiyorum?" sorusunu doğrudan sormak hem sizi görünür kılıyor hem de gelişime açık olduğunuzu gösteriyor.


Özgüven kaybının etkileri nasıl azaltılır?


1978 yılında psikologlar Pauline Clance ve Suzanne Imes, yüksek başarılı profesyoneller arasında ilginç bir örüntü tespit etti. Nesnel başarılara rağmen pek çok kişi içten içe "gerçekte bu kadar iyi değilim, eninde sonunda anlaşılacak" hissi taşıyordu. Buna "impostor sendromu" adını verdiler.


Yurt dışındaki ilk aylarda bu his çok güçlü bir şekilde deneyimlenebiliyor. Meta'da çalışırken böyle hisseden farklı seviye ve rollerden kişilerin dahil oldukları şirket içinde kurulan bir destek topluluğu vardı. Dünyanın her yerinden, farklı yeteneklere ve deneyimlere sahip, Meta'da çalışmak üzere seçilmiş yüksek performans ve başarı odaklı bu güruhun impostor sendromu yaşaması beni başlarda çok şaşırtmıştı. Ama sonradan öğrendim ki aslında yüksek performans odaklı kişiler kendilerine daha eleştirel yaklaşıyor ve özgüven sorunu yaşayabiliyorlardı.


Kendi ülkenizdeyken inşa ettiğiniz itibar ve imajı taşıyamadığınız bir yerde, güvenli zemininizden, konfor alanınızdan uzaksınız. Kendinizi doğru ifade etmek yabancı bir dilde başlarda çok zor oluyor. Kültürel referanslar eksik, başkalarıyla iletişim kurmak farklı bir çaba gerektiriyor. İş arkadaşlarınız sizi henüz tanımıyor. Tüm bunlar aynı anda gelince iç ses "belki de ben bu iş için uygun değilim" demeye başlıyor.


Bu his geçici. Ama doğru yönetilmezse davranışı etkiliyor: söz almıyorsunuz, inisiyatif kullanmıyorsunuz, fırsatları kaçırıyorsunuz. Böyle olunca da durum bir kendini gerçekleştiren kehanete dönüşüyor: gerçekten de performansınızın yüksek olması zorlaşıyor.


  • Nesnel veriyi takip edin. Başardıklarınızı, aldığınız olumlu geri bildirimleri, tamamladığınız görevleri yazın. İç sesiniz ilk anda olumsuz konuşurken dışsal veri farklı bir hikaye anlatıyor olabilir.

  • İç sesinizin yargıları gerçekçi mi, objektif bir zeminde bakmaya çalışın veya objektif bir görüş alın. Yanınızda oturan ekip arkadaşınız 5 yıldır o ülkededir, dili ve kültürü içselleştirmiştir, onun iş yapış şeklinin sizinle aynı olması mümkün değil. Karşılaştırma yapacaksanız geçen ayki sizle yapmak çok daha doğru olacaktır.

  • Zorlandığınız alanları tespit edip destek almaya çalışın. Hangi becerilerin üzerine çalışmak süreci kolaylaştırır, Türkiye'deyken çok rahat yaptığınız ama şu anda yurt dışında tıkanmış hissettiğiniz neler var; bu konularda nasıl kendinizi geliştirebilirsiniz?

  • Aynı süreçten geçen insanlarla konuşun. Deneyim paylaşımı hem yalnızlık hissini hem de "sadece ben mi böyleyim" kaygısına iyi gelecektir.


Expat koçluğu süreci hakkında daha fazla bilgi almak için buraya tıklayabilirsiniz.


Yabancı dilde zorlanıyorsanız kendinizi nasıl daha iyi ifade edebilirsiniz?


Yurt dışında kariyer yapan Türk profesyonellerin büyük çoğunluğunun dil becerisi güçlü. Ama "İngilizcem iyi" ile "iş ortamında kendimi tam istediğim gibi ifade edebiliyorum" arasında gerçek bir mesafe var.


Kendinizi doğal bir şekilde ifade etmek, mizahı kullanmak yabancı dilde ilk başlarda oldukça zor. Bazen hassas dengeleri gözetirken sözcüklerle oynayarak tam istediğiniz vurguyu yapmak zor oluyor. Türkçede çok net ifade edeceğiniz bir fikri İngilizce söylerken daha düz, daha direkt ve daha az kendiniz oluyormuşsunuz gibi gelebilir. Bu deneyim çok yaygın ve tamamen normal. Ama uzun sürdüğünde özgüvene zarar veriyor.


  • Yazıyı konuşmadan önce kullanın. Karmaşık fikirleri e-posta ya da mesaj olarak yazmak, onları spontan olarak söylemekten çok daha kolay. İlk dönemde sözel toplantılardaki katkınızı yazılı kanallarla destekleyin.

  • Hazırlıklı gidin. Önemli toplantılar öncesinde söylemek istediklerinizi İngilizce olarak zihninizde ya da bir notta hazırlayın. Toplantıdan önce toplantı gündemini öğrenin ve bu doğrultuda hazırlık yapın. Spontane konuşmak ilk başlarda çok kolay olmayabilir. Hazırlık bu baskıyı düşürüyor.

  • Anlamadığınızda tekrar sorun. "Bunu bir kez daha açar mısın?" demek güvensizlik değil, iletişime verilen önemin işareti.

  • İngilizce ya da başka bir yabancı dilde ilk başlarda zorlanmanın doğal olduğunu özgüvenle ve öz şefkatle kabul etmek iyi gelecektir. Bunu siz ne kadar doğal kabul ederseniz çevrenizdekilere de bu şekilde yansıyor ve süreci yönetmek kolaylaşıyor.


Yeni bir ağ kurmaya başlayın


Yeni bir ülkede kariyer ağı kurmak sıfırdan başlamak demek. Ve bu ağı kurmada en etkili yöntem, yakın çevre ile sınırlı kalmamak. Sosyolog Mark Granovetter'ın araştırmaları, kariyer fırsatlarının büyük çoğunluğunun yakın arkadaşlar üzerinden değil, uzak tanıdıklar üzerinden geldiğini gösteriyor.


Sektörünüzle ilgili etkinliklere gidin. LinkedIn'de o ülkedeki profesyonellerle bağlantı kurun, kısa bir mesaj yazın. Bir kez tanıştığınız biri, altı ay sonra bir fırsat kapısı açabiliyor. Bu bağlar oluşmak için zaman istiyor. İlk 6 ayda tohumları atmak, 12-18 ay içinde karşılığını veriyor.


Uzmanlığınızı aktif olarak görünür yapın


Türkiye'deyken zamanla oluşturduğunuz bir imaj ve itibar vardı; etrafınızdaki insanlar sizin nasıl çalıştığınızı iyi biliyordu ve zamanla güven ilişkisi oluştu. Yurt dışında bu süreç kaldığı yerden devam edemeyeceği için bilinçli bir şekilde aktif olarak yeniden başlatmak gerekiyor.


LinkedIn paylaşımları, sektör gruplarına katkı, bir firma içinde yapılan webinarda soru sormak, iş sonuçlarını etkin bir şekilde geniş gruplarla düzenli olarak paylaşmak önemli. Sessiz kalmak çoğu zaman görünmez olmak anlamına geliyor.


Çalışma kültürünü anlamaya odaklanın


Her ülkenin iş kültürü farklı. Toplantılarda sessiz kalmak bazı kültürlerde onay, bazılarında ilgisizlik anlamına gelebilir. Doğrudan geri bildirim bazı ülkelerde saygı işareti, bazılarında ise sertlik olarak algılanabilir. Geri bildirimlerin nasıl verildiğini, hiyerarşinin nasıl işlediğini, gayri resmi iletişimin ne zaman devreye girdiğini ilk haftalardan itibaren gözlemleyin.


Bu gözlemi erken yapmak, iletişim stratejisini ve geliştirmeniz gereken iletişim yetkinliklerini belirlemenizi sağlar.


Bu süreçte koçluğun rolü


Yurt dışında kariyer geçişi teknik becerilerle ilgili bir süreç olduğu kadar sosyal becerilerle de çokça ilgili olan, zihinsel ve duygusal bir geçiş sürecidir. Kim olduğunuzu biliyorsunuz. Ama yeni bir bağlamda bunu nasıl ifade edeceğinizi, nereden başlayacağınızı, hangi adımın önce gelmesi gerektiğini sıralamak zaman alıyor.


Koçluk bu süreçte netlik sağlıyor. Hangi fırsatları değerlendirmeniz gerektiğini, nasıl bir ağ kurmanız gerektiğini, hangi alanlarda gelişim göstermeniz gerektiğini bir koç ile birlikte çalışarak belirleyebilirsiniz.


Yurt dışı kariyer sürecinizi birlikte değerlendirmek ister misiniz? Ücretsiz ön görüşme için buraya tıklayın.


 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Kariyer Koçluğu Ne İşe Yarar?

"Kariyer koçu size ne yapmanız gerektiğini söyler" ya da "doğru mesleği bulmanıza yardımcı olur." Kariyer koçluğunu ilk duyduğunda insanların büyük çoğunluğunun aklına bu gelir. Ama koçluk bunun çok ö

 
 
 
Kariyer Değişimi: Nereden Başlamalı?

Kariyer değişimi düşünenlerin büyük çoğunluğu aynı yerde takılıp kalır: "Gerçekte ne yapmak istediğimi bilmiyorum." Yıllarca aynı soruyla boğuşurlar, cevap gelmeyi beklerler. Bazıları kişilik testleri

 
 
 

Yorumlar


bottom of page